Algernon'a Çiçekler - Daniel Keyes
“Ben buraya gelmeden önce de bir insandım, beni siz yaratmadınız!”
Daniel Keyes’in bu sarsıcı klasiği, düşük IQ'lu fırın işçisi Charlie Gordon’ın deneysel bir ameliyatla deha seviyesine çıkış serüvenini masaya yatırıyor. Aynı prosedürden geçen laboratuvar faresi Algernon ile kader ortaklığı yapan Charlie, zeka basamaklarını üçer beşer tırmanıp etrafındaki herkesi sollarken, gerçeğin ve aşırı farkındalığın aslında nasıl ağır bir yalnızlık getirdiğini acı yoldan keşfediyor. Kibir, aklın sınırları ve insan olma halleri üzerine yazılmış etkileyici bir kitap.
Kitabın girişindeki o bozuk imlalı günlük formunu sırıttırmadan Türkçeleştirmek çevirmen mahareti. Hikaye ilerledikçe Charlie'nin virgülle, noktalamayla tanıştığı ve metnin aniden şahlandığı o kırılma anları resmen bir çocuğun hızlandırılmış büyüme sancısına şahit olmak gibi.
Zeka arşa çıkarken duyguların ve geçmişin hala eski çocuk Charlie'de asılı kalması durumu çok çarpıcı. Bu tuhaf harman, adamı iki kadın arasında fena savuruyor; bir yanda kurallara sıkı sıkıya bağlı öğretmen Alice, diğer yanda düz çizgilere tahammülü olmayan, kafasına göre takılan umursamaz ressam Fay.
Sahi, birisinin "zeki" olduğunu tam olarak ne tanımlar? Başkasının kitabındaki hataları bulması mı, yoksa janjanlı bilimsel laflar etmesi mi? Charlie'nin kendi içindeki o eski ve yeni benliğinin çatışması, insanın zihin odalarında sağlam bir yankı bırakıyor.

