Algernon'a Çiçekler - Daniel Keyes
Düşük IQ'lu fırın işçisi Charlie Gordon’ın deneysel bir ameliyatla deha seviyesine çıkış serüvenini masaya yatıran sarsıcı bir bilimkurgu klasiği.
okuduğum kitaplar
Düşük IQ'lu fırın işçisi Charlie Gordon’ın deneysel bir ameliyatla deha seviyesine çıkış serüvenini masaya yatıran sarsıcı bir bilimkurgu klasiği.
2700 yıllık bir klasiğin modern bir yeniden anlatımına gerçekten ihtiyacı var mıydı? Stephen Fry'ın kurgu akışı sayesinde, benim için cevap evet.
Denizin bir fon olmaktan çıkıp başkahramana dönüştüğü, Ege maviliğinde bir özgürlük arayışı.
“Coğrafya kaderdir” ezberine son veren iktisadi manifestoda Acemoğlu ve Robinson; ulusların kaderini iklimle değil, kapsayıcı ve sömürücü kurumlarla açıklıyor.
Sait Faik'in son ve en cüretkâr eseri: Yozlaşmış İstanbul'dan Alemdağ'ın doğasına kaçış, Panco tutkusu ve Türk edebiyatında sürrealist bir dönüm noktası.
Disney'i krizden çıkarıp Pixar, Marvel ve Star Wars ile dev bir imparatorluğa dönüştüren Bob Iger'dan sezgi, cesaret ve kriz yönetimi dersleri.
Wall Street'in soğuk dişlilerine karşı kibar bir isyan: 'Yapmamayı tercih ederim' cümlesiyle modern tükenmişliğe ayna tutan kült bir novella.
“Normal” olmanın ne demek olduğunu sorgulayan; toplumun tornasından geçmeyi reddeden bir kadının klinik soğukkanlılıktaki sessiz varoluş manifestosu.
Daha kısa sürede çok iş bitirmeyi değil, hayatımızdaki gereksiz gürültüyü nasıl acımasızca susturacağımızı anlatan bir zihin temizliği manifestosu.
Marslı başarısından sonra bizi Ay'daki ilk ve tek şehir Artemis'e götüren Andy Weir; mühendislik dehasıyla parlarken edebi açıdan ikinci kitap sendromuna takılıyor.
Hayata yenik başlayan, babalarıyla sessiz savaşlar veren ve ilk aşkın acısını arabesk bir ciddiyetle yaşayan mahalleli erkek çocuklarının trajikomik manifestosu.
Çocuk masumiyeti mitini ıssız bir adada yıkan Golding; medeniyetin ince cilasını kazıyıp insanın karanlık doğasını gözler önüne seriyor.
Murakami zihnimizi yine bir blender’a atıyor ama bu sefer tuş rüya modunda: Gerçeklik ile metafiziğin puslu sınırında bir büyüme ve bilinçaltı labirenti.
Dan Brown sessizliğini bozup 8 yıl sonra dönüyor: Prag’ın sisli sokaklarında bilim, bilinç ve mistisizmin harmanlandığı felsefi bir labirent.