Odyssey - Stephen Fry
“Ve artık Zeus biziz. Şimdi biz, kendi yarattığımız varlıklardan korkuyoruz. Şayet aramızdan bir Prometheus yapay zekaya bilinç —o ilahi kıvılcımı— bahşedecek olursa, insanlık mitolojik bir hatıraya, makinelerin kendi kendilerine anlatacakları bir köken hikayesine dönüşebilir; bizler ise tıpkı bizden önceki Zeus ve panteonu gibi, parçalanmış heykeller misali ufalanıp gideriz.”
Stephen Fry'ın Odyssey (Odysseia) kitabını, arka planda bizzat kendisinin seslendirdiği sesli kitap eşliğinde okumak büyüleyici bir deneyimdi. 2700 yıllık bir klasiğin modern bir yeniden anlatımına gerçekten ihtiyacı var mıydı diye sorulabilir pek tabii ki. Fry'ın kurgu akışı ve titiz araştırmalarına dayanan bağlantıları sayesinde, benim için cevap "evet".
Bu eser, yazarın serisin 4. kitabı ve seriyi mükemmel bir şekilde tamamlıyor. “Mythos” ile başlayan; Yunan tanrılarının yaratılışından Truva Savaşı'na ve nihayetinde eve dönüş (nostos) sürecinin sonrasına uzanan Greko-Romen mitoloji döngüsünü başarıyla noktalıyor. Odyssey üzerine son dönemde yaratılan PR balonundan bir nebze sıyrılıp bakıldığında, son derece başarılı bir kurguya sahip ve okuması büyük keyif veren bir eser.

